Kaylule uykusu hangi saatler arasındadır

Kaylule uykusu hangi saatler arasındadır
Kaylule nedir, kaylule uykusu hangi saatler arasındadır, kaylule uykusu nedir, faydaları nelerdir, kaylule uykusu ne zaman ve nasıl yapılır bu konuda sizlere kısa bilgiler vereceğiz.

Arapça ḳayl masdarından türeyen kaylûle ve kāile “öğle sıcağının şiddetli olduğu gün ortasında uyuma” anlamına gelir. Kaylûle yapılan yere mekīl (mekāl) denilir. Kur’ân-ı Kerîm’de cennetin en güzel istirahat yeri (mekīl) olduğu haber verilir (el-Furkān 25/24).

Gündüz istirahatı veya gündüzün evvelinde, kuşluk vaktinde yapılan istirahat. Türkçe'de; şekerleme, kestirme denilen ve kişinin, uykusunu almak, biraz uyuyup uykuya olan ihtiyacını gidermek için bir ağaç gölgesinde veya bir sedire uzanarak uyuması anlamına gelen "kaylûle" sözüne, gerek Rasûlüllah (s.a.s), gerekse O'nun ashabının hayatlarında çokça rastlamaktayız.

Kaylule, öğle sıcağında çalışmamak ve vücudu dinlendirmek için yapılan şekerlemelere denir. Sözlük anlamı öğle uykusu olan kaylule ise, Hz. Muhammed (s.a.v.) tarafından da oldukça tavsiye edilmiştir. Kaylule, vücudu zinde daha tutar ve gün içinde oldukça yorulan vücudun dinlenmesini sağlar.

Kaylule uykusu faydaları nelerdir

Gündelik yaşantımız içinde yoğun bir tempoda çalışan biriyseniz zaman zaman vereceğiniz molalar, vücudunuzun dinlenmesini sağlar. Bu sayede performansınızın gücünü arttırır. Tam da bu anlamda hem sünnet olan davranışlardan hem de bedeninizi dinlendirecek olan kaylule uykusunu rahatlıkla yerine getirebilirsiniz. Peygamber Efendimiz (SAV)'in da müslümanlara sıkça önerdiği kaylule uykusunun pek çok açıdan faydası vardır. Bunlar hem bedensel hem de zihinsel anlamda sağladıkları faydalardır. Sünnet ibadetler arasında yer alan kaylule uykusunun faydaları bilimsel olarak da kanıtlandı. Kaylule uykusunun başlıca faydaları ise şunlardır;

Erken yaşlanmayı ve cildin kırılmasını önler. Güzellik uykusu adı verilen bu şekerleme, büyüme hormonlarını da salgılayarak ölü hücrelerin de yenilenmesini sağlar.

Gün içinde yaptığınız bu istirahat sayesinde performansınız artar ve konsantrasyonunuz güçlenir. Yapılan araştırmalara göre, günde bir saatlik şekerleme yapmak zihinsel ve fiziksel aktivitelerin performansını artırır.

Vücut uyku halindeyken kendini onarır. Her gün yaşadığımız yoğun stres ve bünyemizde biriken toksinler sonucunda zararı onaran yararlı proteinler üretir.

Hafızayı güçlendirmeye yardımcı olur.

Yine yapılan bazı araştırmalara göre şekerleme sırasında geçici bir şekilde hafızanın içindeki bilgiler, geçici hafıza boşaltılır ve kalıcı hafızaya dönüştürülür. Bu sayede beyinde edinilen bilgiler kolay kolay akıldan çıkmaz.

Kolay kilo vermenizi sağlar. Uykusuzluk iştahımızdan sorumlu olan hormonları da bozar. Bu hormonların dengesi bozulursa da daha çok yemeye başlarız. Kaylule uykusu da kısa şekerlemeler yaparak bu hormonları dengede tutulmasını sağlar.

Kaylûle Buhâri'de kayıtlı bir hadiste şu ifadelerle anlatılmaktadır:

Rasûlüllah (s.a.s) bir gün kızı Fâtıma (r.anha)'nın evine geldi. Hz. Ali (r.a)'i evde bulamadı. Fâtıma'ya: "Amcam oğlu Ali nerede? " diye sordu. Fâtıma. "Aramızda bir şey geçti, birbirimize darıldık, o da gündüz uykusu (kaylûle)nu benim yanımda uyumadı" cevabını verdi. Rasûlüllah (s.a.s), adamın birine; "Bak bakalım nerededir?" buyurdu. Adam gidip geldi ve: "Ya Rasûlallah! Mescitte uyuyor" dedi. Rasûlüllah mescide gitti, onun, yan tarafına yatmış ve ridasının bir yanından sıyrılmış olduğunu, vücûdunun da toprağa bulanmış olduğunu gördü. Mübarek eliyle vücudundan toprağı silerken; "Kalk ebâ turâb, kalk ebâ türâb! (toprak babası)" (Buhârî, Salât, 58) diye seslendi.

Peygamber (s.a.s) ve ashâbı, Arabistan'ın aşırı sıcaklarından korunmak ve gece ibadetlerini yapabilecek gücü kazanmak için, önemli işleri olmadığında "kaylûle"den yararlanırlardı. Rasûlüllah (s.a.s)'ın: "Gündüz orucu için sahur yemeğinden ve gece ibadetine kalkmak için "kaylûle"den yararlanın" (İbn Mâce, Savm, 22) hadisinden bu husus açıkça anlaşılmaktadır.

Şu rivâyetler de kaylûle sünnetinin nasıl yapıldığını anlatmaktadır:

Zeyd b. Sabit'in kardeşi Yezîd b. Sabit'ten: Bir gün Rasûlüllah (s.a.s) ile beraber çıktık. Bakî'a varınca yeni bir kabir gördü ve kime ait olduğunu sordu. " Falanca kadınındır. " dediler. Rasûlullah onu tanıdı ve: "Neden onun cenazesinden bana haber vermediniz?" diye sordu. Dediler ki: "Sen oruçlu idin ve gündüzün ortasında "kaylûle" yapıyordun; bu yüzden sana haber vermek istemedik" (İbn Mâce, Cenâiz, 32).

İbn Ömer, hac sırasında Kâbe'yi tavaf eder, sonra Mekke'de "kaylûle" yapar, daha sonra kurban bayramı günü Minâ'ya gelirdi (Buhârî, Hacc, 129).

Ebu İshak el-Fezârî'nin Humeyd'den naklettiğine göre, Enes (r.a) şöyle demiştir: "Bizler Cumaya erken davranır, namazdan sonra da "kaylûle" yapardık" (Buhâri, Cuma, 40).

Buna benzer bir rivayet de Sehl'den nakledilmiştir: "Bizler Peygamber (s.a.s)'le birlikte Cuma namazını kılardık, "kaylûle" ondan sonra olurdu" (Buhârî, Cuma, 40; bk. Şamil İslam Ansiklopedisi, Kaylule md.)

1
0
1
0
1
1
0
👍
👎
😍
😥
😱
😂
😡
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan, isimsiz ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Eğitim Sistem yapılan yorumlardan sorumlu değildir.