Siirt'te Abdurrahman Bin Avf'ın kabrinin olduğu söyleniyor. Tarihi kaynaklarımız ise bunun tam aksini söylüyor. Orada böyle bir kabir yok. Medine'de yaşamış, Medine'de vefat etmiştir. Oradaki yerin, makam olarak bilinmesi gerekiyor. Makam ve kabir arasındaki fark şu; birinde gerçekten orada bedeni var, birinde deinsanların sevgisinden dolayı orada bir hatıra olsun diye, onun adına bir türbe oluşturulmuş ya da soyundan gelen birisi, tarih içerisinde orada vefat etmiştir.
İstanbul'da 27 tane 'sahabe kabri' diye isimlendirilen yer bulunuyor. Tarihi kaynaklarımıza göre, bunlardan sadece 2 tanesi doğrudur. 25 tanesi makamdır. İstanbul'da da kabri olan Ebu Eyyüb-el Ensari'yi anlatacağız.'' Sahabelerin, Anadolu topraklarına çok ciddi bir katkısı olduğunu, Hz. Ömer devrinden itibaren sahabe ordularının fetihler yaptığının bilindiğini kaydeden Yıldırım, şunları söyledi:
''Mesela o günlerde Urfa ve Diyarbakır'ın fethedildiğini biliyoruz. Dolayısıyla bu kadar erken bir zaman da Anadolu toprakları İslam'la tanışıyor. Mekke, Medine ve Şam dışında en fazla sahabenin olduğu yerlerden bir tanesi, Diyarbakır'dır. Diyarbakır'da 541 sahabe bulunmuştur. Bu kadar çok sahabenin varlığından habersiziz. Diyarbakır'ın çok zengin bir tarihi var. Bu projeyle bunları gündeme getirmek istiyoruz. Diyarbakır'da, Halit Bin Velid'i anlatacağız. Bu sahabemiz oranın fatihidir. Gelen İslam ordularının komutanıdır. Onu anlatırken, orada var olan diğer sahabeleri de söyleyeceğiz.''
Adıyaman'da Safvan Bin Muattal'ın kabrinin bulunduğunu ifade eden Yıldırım, ''Sahabenin gerçek kabridir. Muattal da, İslam tarihinde çok önemli bir isimdir. Kendi iffeti Peygamber Efendimiz tarafından tescillenmiş biridir, büyük bir İslam askeridir. Onun orada olmasının da çok farklı bir anlamı var. O yıllarda Adıyaman seferlerine geliyor. O seferler sırasında vefat ettiği için, orada defnediliyor'' dedi.
- Siirt’te Abdurrahman Bin Avf’ın (r.a.) kabrinin olduğu söyleniyor.
- Adıyaman’da Safvan Bin Muattal (r.a.)
- İstanbul Eyyub El Ensari (r.a.)